Necip Tosun

23/3/2009 - İLK ÖYKÜ KİTAPLARI

Uzun bir süredir, öykücülüğümüzde iz bırakmış, kendine ait özgün bir ses yaratabilmiş öncü birikimlerimiz üzerine bir çalışma yapıyorum. Öykücülüğümüzün Kırk Kapısı adını verdiğim bu çalışmada, öykücülüğümüzün önemli isimleri olan, Halit Ziya Uşaklıgil, Ömer Seyfettin, Refik Halit Karay, Ahmet Hamdi Tanpınar, Memduh Şevket Esendal, Sabahattin Ali, Kemal Tahir, Orhan Kemal, Sait Faik, Ümran Nazif Yiğiter, Haldun Taner, Oktay Akbal, Nezihe Meriç,  Vüsat O. Bener,  Adalet Ağaoğlu, Tomris Uyar, Demir Özlü, Leyla Erbil, Sevim Burak, Sevinç Çokum, Selim İleri, Oğuz Atay, Rasim Özdenören, Füruzan,  Mustafa Kutlu, Bilge Karasu, Ferit Edgü, Feyyaz Kayacan, Selçuk Baran, Nursel Duruel, Hulki Aktunç, Kamuran Şipal, Sevgi Soysal, Tahsin Yücel, Ayhan Bozfırat, Erdal Öz, Sabahattin Kudret Aksal, Nedim Gürsel, Samet Ağaoğlu, Adnan Özyalçıner'in öyküleri üzerine çalışıyorum.

Bu çalışmanın en önemli özelliği bu yazarların tüm öyküleri, tüm öykü serüvenleri üzerine olması. Bilindiği gibi edebiyatımızda yaygın olan tutum, bütüncül olarak bir yazara bakıştan çok yazarların tek tek kitapları üzerine yapılan çalışmalardır. Dolayısıyla bu kitaptaki yazılar genel bir bakışı, bu yazarların öykülerinin toptan değerlendirilmesini içeriyor.

Bu yazılarda yaşadığım ilk sıkıntı yazarlarla ilgili yapacağım genel yargılar oldu. Çünkü bir yazar hakkında bütüncül bir yargı vermek çoğu zaman riskli bir durum. Öyle ki bir yazarın bir öykü kitabı çok güzelken diğer kitabı aynı güzellikte olmuyor. Ya da bir kitapta çok nitelikli öyküler yanında vasat ve vasat altı öykülere de rastlamak mümkün olabiliyor. Bu da bir yazar hakkında genellemeler yapmanızı zorlaştırıyor. Bu nedenle, yazılarda, edebi eleştiride affedilmez bir eksiklik de olsa öykücüleri kendi doğrularımdan yola çıkarak yargılamaktan çok, onların öykü anlayışlarından yola çıkarak anlamaya çalıştım. Bu yüzden kitapta yargıdan çok anlama çabaları, analiz ve çözümler yer aldı.

Bu çalışmadaki ilginç gözlemlerimden biri "ilk kitaplar"la ilgili oldu. Öykücüler, neredeyse tüm öykü serüvenleri boyunca ilk kitaplarının peşinden gitmişler. Sanki tüm yazarlar, ilk kitaptan son kitaba kadar, aynı kitabı, aynı duyarlıkları, aynı sorunları yazmışlar. Biçimler değişmiş, edebiyat anlayışları değişmiş ama yine de her şey ilk kitap etrafında oluşmuş. Bu nedenle, ilk kitaplar o yazarın daha sonraki öykü serüveninin ana damarlarını gösteren en önemli kitap olma özelliğini taşıyorlar.

Bir yazarın kırk elli yıla yayılan tüm öykülerini bir arada okuduğunuzda, öykülerin büyük çoğunluğunun birbirine benzediğini görüyorsunuz. Neredeyse hep aynı zamanları, aynı anları, aynı duyguları anlatıyorlar. Hep ilk kitaplarını yazmışlar bir bakıma. Oradan yeni parantezler, kapılar, pencereler açıp, etrafa kısa gezintiler yaptıktan sonra tekrar aynı yere dönmüşler. Ne var ki bu tutum bir yazar için bir zafiyet olarak görülmemelidir. Pek çok yazar, aslında aynı şeyi yapar. Kendi algı dünyasındaki birikimleri tekrar tekrar yazar. Her yazışında içindeki o en etkili olanı bulmaya, onu ortaya çıkarmaya çalışır. Aynı şeyin anlam katmanlarını açmaya çalışır sürekli. O düşünceleri parlatır, derinleştirir ve kalıcı yapmaya uğraşır. Ama bir yazar için tehlikeli olan, bir tekrara, çoğaltmacılığa düşmektir.

İlk kitaplarla ilgili diğer bir tespitim de, ilk kitapların her nasılsa o yazarın yazarlık serüveninde en başarılı kitabı olması. Bu anlamda pek çok öykücünün, öyküye en üst çizgiden başladığını görürüz. Bu da galiba (ne kadar etki altında yazılırsa yazılsın) bizzat yazarını yansıtıyor olmasından, onun ilk ve güçlü sesi olmasından kaynaklanıyor. Bilge Karasu'nun Troya'da Ölüm Vardı, Tomris Uyar'ın İpek ve Bakır, Vüs'at O. Bener'in Dost, Füruzan'ın Parasız Yatılı, Rasim Özdenören'in Hastalar ve Işıklar, Sevim Burak'ın Yanık Saraylar, Hulki Aktunç'un Gidenler Dönmeyenler, Selçuk Baran'ın Haziran, Adnan Özyalçıner'in Panayır, Sabahattin Kudret Aksal'ın Gazoz Ağacı, Nezihe Meriç'in Bozbulanık, Leyla Erbil'in Hallaç'ını ilk kitap başarıları bağlamında anabiliriz.

Ne var ki işin en ilginç yanlarından biri de kimi yazarların ilk kitaplarından vazgeçmeleri, onu sadece tatlı bir anı, bir acemilik, sivilceli kitap olarak niteleyip reddetmeleri. Kimi yazarlar da bu ilk kitaplarını dışlarken, "fazla edebiyat" yaptıklarını söyleyerek artık daha yalın yazdıklarını, bu anlamda ilk kitaplarının kusurlu olduklarını söylerler. Tam burada da bu yargının bir başka ilginç tutumu yansıttığı görülür. Kimi yazarların ilk kitaplara mesafeli durmasının arkasında bir başka gerçek yatar. Çünkü kimi öykücülerde, ilk dönem öykülerindeki biçim sıklığı, şiirsellik ve duygu yoğunluğu giderek gevşek bir örgüye, biçimsel olarak uzamaya, buna bağlı olarak da rahat bir anlatıma evrilir. İlk dönem öykülerindeki modern öykünün olanaklarını ve araçlarını uygulayan kimi yazarlar son dönem öykülerinde daha çok klasik yaklaşım baskındır, anlatım yalın ve dolaysızdır. Dönüştürme, değiştirme, soyutlama azalır. Çünkü biçimden ziyade öz önemlidir. Öyküler teknik işçiliğe uğramadan doğrudan okura "aktarılır." Bu nedenle yalınlık, sadelik, içtenlik öykünün gereği değil, kimi yorgun yazarların sığınağı, mazereti olur. Kuşkusuz burada değişen, yeni yazınsal tutumu bu yargılarımızın dışında tutuyoruz.

Sonuç olarak ilk öykü kitapları, pek çok açıdan üzerlerinde ayrı bir çalışma yapmayı hak ediyor ve sabırlı, özenli araştırmacılarını, incelemecilerini bekliyor.

 

 


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

ne alacaklı ne borçlu kal sözcüklere, sadece ödeş

Son Yazılar

KASIM 2009 DERGİLERİNDE NECİP TOSUN YAZILARI
KİTAP-LIK KASIM 2009 ÇIKTI: HİKÂYENİN BİTTİĞİ YER / NECİP TOSUN
HALİT REFİĞ'İN ANISINA / NECİP TOSUN
KATIKSIZ MUTLULUK: KATHERINE MANSFIELD’İN BÜTÜN ÖYKÜLERİ / NECİP TOSUN
KİTAP-LIK, EKİM SAYISI (131) ÇIKTI, NECİP TOSUN'DAN: ERDAL ÖZ ÖYKÜCÜLÜĞÜ
EYLÜL 2009 DERGİLERİNEDE NECİP TOSUN YAZILAR1
KİTAP-LIK / EYLÜL (130) ÇIKTI; NECİP TOSUN'DAN KÂMURAN ŞİPAL ÖYKÜCÜLÜĞÜ
NEZİHE MERİÇ'İN ANISINA
BENİM KİTAPLARIM / NECİP TOSUN
KİTAP-LIK TEMMUZ-AĞUSTOS (129) ÇIKTI; NECİP TOSUN'DAN OĞUZ ATAY YAZISI
NECİP TOSUN HAZİRAN YAZILARI: KİTAP-LIK, HECE, HECEÖYKÜ
ÇILDIRMAK, DELİRMEK, ÖLMEK / NECİP TOSUN - Kitap-lık Sayı: 128 / Haziran 2009
NECİP TOSUN'un iletişim adresi:
DUBLİN’İN BİLİNÇALTI : JAMES JOYCE / NECİP TOSUN
İKİ SİYASETÇİ İKİ ÖYKÜCÜ / NECİP TOSUN HECEÖYKÜ 33 (haziran -temmuz 2009)
SANATÇININ BİR GENÇ ADAM OLARAK PORTRESİ
HAYAT VE DENEYİM: SEVGİ SOYSAL ÖYKÜCÜLÜĞÜ/ NECİP TOSUN (KİTAPLIK- MAYIS 2009)
NİSAN 2009 DERGİLERİNDE NECİP TOSUN YAZILARI
İLK ÖYKÜ KİTAPLARI
“ÜZERİNDE KONUŞULAMAYAN KONUSUNDA SUSMALI”
ARALIK 2008 DERGİLERİNDE NECİP TOSUN YAZILARI
MELANKOLİ VE MELODRAMIN SINIRLARI / NECİP TOSUN
KİTAP-LIK 121/ Düşsel Öyküler: Ferit Edgü Öykücülüğü / NECİP TOSUN
FÜRUZAN ÖYKÜCÜLÜĞÜ
İMGESEL ÖYKÜLER: BİLGE KARASU ÖYKÜCÜLÜĞÜ/ NECİP TOSUN

Kategoriler

  • eserleri
  • kimdir
  • necip tosun hakkinda
  • Oyku Tosun Kosesi
  • oykuler
  • secmeler - mimlenenler
  • sinema yazilari
  • soylesiler
  • yazilar
  • Arkadaşlarım

    sekercocuk
    sinefil78
    suaviyazgic
    edebiyatlik
    esitgin
    cemiyyet
    cemalsakar
    gereksizedebiyat
    sheepishsherry
    kozanali
    aliemree
    furkanulubeyli
    cihatduman
    sinova
    uguripek
    hakangeziyor
    hayriyeunal
    salihamalhun