Necip Tosun

2/11/2009 - KİTAP-LIK KASIM 2009 ÇIKTI: HİKÂYENİN BİTTİĞİ YER / NECİP TOSUN

  

EDİTÖR'DEN

 

RÜZGÂR GÜLÜ
Süreyya Berfe, Seyhan Erözçelik, Âlim Kahraman, Rahim Sağ, Tuncer Erdem, Turgut Yüksel

ŞİİR
Güngör Tekçe - Geçerken Söylenivermiş
Murathan Mungan - Soğanın zarları, Kabul, Dal, Kararma, Maden, Biriktirilenler
küçük İskender - aşka yeni bulaşanlar için cinayet dersleri
Ali Asker Barut - Şairin Bitince Sosyalizm Rüyası
Yücel Kayıran - zehirlenme
Betül Tarıman - İtiraf
Bâki Ayhan T. - Melâl
Seyyidhan Kömürcü - yas
Beşir Sevim - ağlayan harfler masalı
İsmail Aslan - lale perşembesi
Harun Atak - Manastır

SANDIKTAN
Ece Ayhan - Acıların Dindirici Tanrısı

ÖYKÜ
İsmet Tokgöz - Mektup
Yalçın Tosun - Üç Adamlı Zaman
Kerem Işık - Geçip Giden Tüm Gülüşler
Tankut Aykut - Hareketsiz Akşam
Fahrettin Demir - “Doğu Ekspresi”nde Rötar Yok!

DENEME
Emin Özdemir - Yargılama Düşleri
Adnan Binyazar - 76. Sone
Uğur Aktaş - bir, yedi, üç
Sevgi Ünal - Paris, Âniden
   
KAPAK
Italo Calvino - “Her metnin kendi öyküsü, kendi yöntemi vardır” Söyleşi: Maria Corti
Daniele del Guidice - Gündüzcü Bir Yazar

BABİL KULESİ
Mukadder Özgeç - Ara Zaman Öyküleri
Necip Tosun - Hikâyenin Bittiği Yer
Orhan Kâhyaoğlu - Mehmet Bozgan: İnancın ve İsyanın Şiiri
Gültekin Emre - Kadın Öykülerinde Karadeniz




HİKÂYENİN BİTTİĞİ YER / NECİP TOSUN

         "Kurgu, yaratım sürecinde yazarın anlatıma vurduğu damgadır; anlatımı kendine ait kılma girişimidir. Motifleri, olayları, nesneleri değerlendirme ve beğenisini yansıtma aracıdır. Kurgu, yazara, hem estetize etme hem de tüm yapı öğelerinden bir bütünlük oluşturma imkânı sunar. Kurguda önemli olan gerçek ya da gerçek dışılığa değmek değil metnin kendi doğasında tutarlı olması ve metnin kendi gerçekliğine uygun düzenlenmesidir. Bir başka deyişle kurgu; seçme, sıralama, önemli ve önemsizi belirleme, öne çıkarma, geri planda tutma ama bütün bunlardan sonra “bütünleme” işlemidir. Kuşkusuz yazarın kurduğu dünyadır ve dış dünyanın gerçeklerine karşı değil, kendi iç gerçekliğine karşı sorumludur. Yine de tüm bu anlatılanlara karşın kurgu, sadece resimlerin, görüntülerin, olayların sıralanışı değildir, aynı zamanda bu sıralanıştan sonra ortaya çıkan “yeni resim”, “yeni durum”dur da; bütündür ve yeni bir evrenin inşasıdır.

          “Öykü bilinmeyen bir evin bir an aralanıp kapanan kapısıdır,” denir. Okur olarak biz aralanan o kapıdan, birden havalanan perdeden içeri bakarız; oradaki dünyalara, oradaki rüyalara, oradaki kırılmalara… Bazen de aralanan kapıdan hiçbir şey göremeyiz. Gözümüze bir perde çekilir, kapılar birden kapanır, içeridekiler uçar. Ya da aralanan kapıdan odaya baktığımızda, kahramanlar öylesine bir mumya gibi dururlar karşımızda; cansız, soluksuz. Hiçbir şekilde düşlerini, dünyalarını bize açmazlar. Karşılıklı, anlamsız gözlerle bakışır dururuz, okur ve kahramanlar olarak. Bazen de yazar, cimri davranır, kapıyı hemen kapatır, içeriye girmemize izin vermez. Biz hayretlerimizle, meraklarımızla dışarıda kalakalırız.

        Peki, içeride göreceğimiz nedir? Yazar neyi göstermelidir? Kuşkusuz o, yazarın seçimidir. Ama aslolan okurun bu dünyanın varlığına inanmasıdır. Başarılı öyküler, dünyasını hemen kuran, okuru içine alıp, kendi serüvenini yaşattıran öykülerdir. Tabii ki bu da, anlatının kendi iç gerçekliği ile mümkündür. Değilse anlatının iç çelişkileri bizi öyküden koparır. Bir başka deyişle yazar, aralanan kapıdan neyi, nasıl göstereceğini bilmelidir. İçeride ille de patırtı gürültü, dövüş, itiş kakış, ölüm olması gerekmez. İçerisi karanlık, her şey bitmiş gibi, devinimsiz de olabilir. O vakit içerideki eşyalardan, izlerden, kokulardan orada nelerin olup bittiğini anlayabiliriz. Ama bu durumda yazar, feneri nerelere tutacağını bilmelidir. Bu feneri tuttuğu yerlerle, biz bir dünyayı, bir düşü anlayabiliriz. Birbirini tamamlayan, bizi bir bütüne doğru götüren bu küçük parıltılar (ayrıntılar), sonunda odayı büsbütün aydınlatırlar, en azından bizim öyle görmemizi sağlarlar. Muhayyile ve sezgilerimizle fotoğraf tamamlanır. Fener, yanlış yerlere tutulursa, o atmosferden hemen koparız. Ortaya yeni bir resim çıkaramadığımız için de, anlatılan şeye yabancılaşırız." (Devamı Kitap-lık'ta) 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

ne alacaklı ne borçlu kal sözcüklere, sadece ödeş

Son Yazılar

Gündeme getirmek istediğim / SELİM İLERİ
KASIM 2009 DERGİLERİNDE NECİP TOSUN YAZILARI
KİTAP-LIK KASIM 2009 ÇIKTI: HİKÂYENİN BİTTİĞİ YER / NECİP TOSUN
HALİT REFİĞ'İN ANISINA / NECİP TOSUN
KATIKSIZ MUTLULUK: KATHERINE MANSFIELD’İN BÜTÜN ÖYKÜLERİ /
KİTAP-LIK, EKİM SAYISI (131) ÇIKTI, NECİP TOSUN'DAN: ERDAL Ö
EYLÜL 2009 DERGİLERİNEDE NECİP TOSUN YAZILAR1
KİTAP-LIK / EYLÜL (130) ÇIKTI; NECİP TOSUN'DAN KÂMURAN ŞİPAL
YÜCEL ÇAKMAKLI'NIN ARDINDAN
NEZİHE MERİÇ'İN ANISINA
BENİM KİTAPLARIM / NECİP TOSUN
KİTAP-LIK TEMMUZ-AĞUSTOS (129) ÇIKTI; NECİP TOSUN'DAN OĞUZ A
NECİP TOSUN HAZİRAN YAZILARI: KİTAP-LIK, HECE, HECEÖYKÜ
ÇILDIRMAK, DELİRMEK, ÖLMEK / NECİP TOSUN - Kitap-lık Sayı: 128 /
NECİP TOSUN'un iletişim adresi:
DUBLİN’İN BİLİNÇALTI : JAMES JOYCE / NECİP TOSUN
İKİ SİYASETÇİ İKİ ÖYKÜCÜ / NECİP TOSUN HECEÖYKÜ 33 (haziran -tem
SANATÇININ BİR GENÇ ADAM OLARAK PORTRESİ
HAYAT VE DENEYİM: SEVGİ SOYSAL ÖYKÜCÜLÜĞÜ/ NECİP TOSUN (KİTAPLIK
NİSAN 2009 DERGİLERİNDE NECİP TOSUN YAZILARI
İLK ÖYKÜ KİTAPLARI
“ÜZERİNDE KONUŞULAMAYAN KONUSUNDA SUSMALI”
ARALIK 2008 DERGİLERİNDE NECİP TOSUN YAZILARI
MELANKOLİ VE MELODRAMIN SINIRLARI / NECİP TOSUN
KİTAP-LIK 121/ Düşsel Öyküler: Ferit Edgü Öykücülüğü / NECİP TOS

Kategoriler

Arkadaşlarım

cemiyyet
Blogcu Yardım
salihamalhun
sinefil78
hayriyeunal
kozanali
esitgin
gereksizedebiyat
suaviyazgic
cemal şakar
sheepishsherry
aliemree
iffet oral
sekercocuk
furkanulubeyli
cihatduman
uguripek
hakangeziyor
edebiyatlik